Seymen


Go to content

Kızılcahamam

Kızılcahamam'ın en büyük özelliği, 4 farklı türde suya sahip olması. Termal, menba, maden ve içme suyunu birarada kullanan ilçe, belki de bu yöneyle dünyada tek. Muhteşem doğası nedeniyle ise, birçokları Kızılcahamam'ı 'Ankara'nın akciğeri' olarak tanımlıyor. Heryıl yüzbinlerce insan bu sulardan şifa bulmak için Kızılcahamam'a akın ediyor. Kızılcahamam’da, sularının özelliği benzerlik gösteren Büyük ve Küçük Kaplıca bulunuyor. Bu kaplıcalardan Romalılardan bu yana yararlanıldığı saptanmış. Kaplıca suyu ile yapılan banyolar, romatizma, siyatik, lumbago, nevralji ve bazı kadın hastalıkları; içme kürleri ise karaciğer, böbrek, mide ve safra kesesi hastalıkları üzerinde etkili oluyor. Bu tesislerde bir de Fizik Tedavi Enstitüsü var. Heryıl yüzbinlerce insan bu sulardan şifa bulmak için Kızılczahamam'a akın ediyor.Termal su ayrıca, şu anda ilçededeki 2 bin 200 konutun ısınma sorununu çözüyor. Yapılan çalışmalar neticesinde ilçenin tümünün jeotermal ısıyla ısıtılması düşünülüyor. Menba suları, belediye tarafından özel şirketlere kiralanan tesislerde ambalajlanıp Türkiye'nin dörtbir yerinde tüketiliyor. Kızılcahamam sadece termal tesisleriyle tanınmıyor. Türkiye’nin şişelenerek tüm ülkeye dağıtımı yapılan ilk maden sularından biri Kızılcahamam’da.Maden suları da belediye tarafından işletilen tesislerde ambalajlanıp satılıyor. Farklı türdeki sular, belediyeye önemli bir kaynak oluşturuyor. Osmanlı döneminde şifalı sularıyla meşhur Kızılcahamam, şu anda da Türkiye'nin en önemli sağlık turizmi merkezlerinden biri. İnsanların 'su' diye inledikleri bir dünyada 4 ayrı sudan doyasıya faydalanan belkide tek bölge. Başkent'e yakınlığı ise Kızılcahamam'ın ayrı bir avantajı. Siyasilerin, işadamlarının bir çok konuda mekan tuttukları Kızılcahamam, şimdilerde bir kongre şehri olma yolunda. İlçe'nin dört bir yanına yapılan tatil köyleri ve turistik tesisler, Kızılcahamam'ı çok kısa sürede 'vazgeçilmez' hale getirecek. Kızılcahamam, çevresi ormanlarla kaplı olan, 16 bin kişinin yaşadığı çok şirin bir ilçe. Yaz mevsiminde nüfus 50 binlere dayanıyor. Özellikle Ankara'da yaşayan Kızılcahamam'lılar, havalar ısındığında soluğu Kızılcahamamdaki yazlık evlerinde alıyorlar. Birçoğu, Kızılcahamam'ı 'Ankara'nın akciğeri' olarak tanımlıyor. Başkent'e 80 kilometre mesafede olan ilçe temiz havası, şifalı sularıyla herkese şifa dağıtıyor.



Atatürk, 1934 yılında Kızılcahamam'a uğramış, çok beğendiği Soğuksu mevkiinde Temmuz ayının bir tam gününü geçirerek dinlenmiş, halkı huzuruna davet ve kabul ederek onlarla uzun uzun sohbet etmiştir. Bu ziyaretin anısı, o yerdeki kitabede yazılıdır.Bu gezide sahip olduğu küçük bir orman sahasını, 3116 Sayılı Kanun'un amir hükümlerini de nazara alarak Kızılcahamam Belediyesi'ne hediye etmiştir.Atatürk'ün yeşil ve orman hakkındaki şu sözlerini de hatırlatalım:


"Ormansız bir yurt vatan değildir."


Kızılcahamam ilçe sınırları içerisinde kalan Soğuksu Milli Parkı 1050 hektarlık bir alanı kaplayan dağ turizmi alanı. Yüksekliği 1000 ile 1800 metre arasında değişiyor. En yüksek tepesi 1789 metre rakımlı Arhul tepesi. Hava sıcalığı yazın en yüksek 35.6, kışın en düşük 14.6 derece oluyor.


Ormanlar, volkanik bir arazi parçasında bulunduğu için çok sayıda sıcak ve soğuk su kaynakları bulunuyor. Zengin bitki örtüsü içinde en çok bulunan ise karaçam türleri. Yabani gül, çilek ve fındık, ahlat, ardıç, meşe ve çeşitli kır çiçeklerini de görebilirsiniz. Milli park alanında yaban domuzu, ayı, tilki, çakal, tavşan gibi hayvanlar da yaşar. Dolaşırken sık sık sincapları da görmek mümkün. Park yakınında keklik ve çil üretme istasyonu da bulunuyor.

Şahin, sülün, bıldırcın türlerine de rastlayabilirsiniz. 8000 ziyaretçi alabilecek şekilde düzenlenmiş temel ihtiyaçların karşılanabileceği piknik alanında, piknik masası, ocak yeri, çöp bidonu, içme suyu çeşmeleri ve tuvaletler ile aniden bastırabilecek yağmura karşı sığınak bulunuyor. Ayrıca 2 gazino, bir büfe, 500 kişilik anfi tiyatro ile 80 yataklı bir otel var. (Müdürlük Tel: 312.736 11 15) Bir de küçük ve şirin bir müze.

KIZILCAHAMAM'IN TARİHİ GELİŞİMİ

Kızılcahamam İlçesinin kuruluş tarihi ile ilgili olarak elde yeterli bilgi bulunmamaktadır. Ancak ilk bilinen ilçe merkezi bugünkü Demirciören köyü yerleşim yeri olup, kayıtlarda Yabanabat olarak geçmektedir. Yörede bulunan Hitit devri kalıntıları göz önünde tutulursa bölgenin yerleşim yeri olarak tarihinin MÖ.' ki dönemlere dayandığı anlaşılmaktadır. MÖ. 12. yy.'larda Friglerin Yabanabat'ı kuzeyden güneye bölen Kirmir Çayı boylarına yerleştikleri sanılmaktadır. Daha sonra Yabanabat yerleşim yerinin Roma İmparatorluğunun eline geçtiği, bugünkü Güvem ile Çeltikçi bucakları dolayındaki Roma kalıntılarından anlaşılmaktadır. 1071 Malazgirt zaferi ile Türklerin Anadolu'ya yayılmaya başlaması dolayısıyla Yabanabat'ın da bu tarihi müteakip Selçuklu İmparatorluğuna geçtiği bilinmektedir. İlçe merkezi 1880 yılında Pazar Bucağına nakledilmiş, 1915 yılında ise yol güzergahı olması gözetilerek bugünkü Kızılcahamam yöresine taşınmıştır. İlkçağlara kadar uzanan tarihinde, YABANABAT, ÇORBA ve son olarakta KIZILCAHAMAM ismini almıştır.Bilinen ilk yerleşim merkezi Demirciören Köyü olup, “Yabanabat” adıyla anılmıştır. 1285 Salnamesinde “Yabanabat” olarak anılan ilçe bugünkü Kızılcahamam'dır. 1296'da Ankara Valisi İzzet Paşa tarafından bugünkü Pazar Bucağına yerleştirilmiş olup, Cumhuriyetin ilanına kadar “Çorba” adıyla anıldığı kayıtlardan ve diğer verilerden anlaşılmaktadır.
Hitit Devri kalıntıları ilçenin M.Ö. kurulduğunu ortaya koymaktadır. M.Ö. 12 asırda Friglerin Yabanabat ismiyle Kirmir Çayı boyunca kuzeyden güneye doğru yerleştikleri sanılmaktadır. Friglerden sonra Lidyalılar,Galatlar,Romalılar,Bizanslılar M.Ö. 333 yılında Makedonyalı Büyük İskender bölgede hakimiyet kurmuştur.Ali Cevat Bey 1897 yılında basılan “Memalik-i Osmaniyye'nin Lügatı” adlı eserinde YABANABAT Miyah-ı madeniyye (maden suları) bulunduğu, Kızılca ve Seğ hamamı adıyla iki yerde hamam olduğunu, Yabanabad'ın Şeyhler (Çamlı dere) köyünde HZ.ÖMER sülalesinden Şeyh Ali es-Semerkandinin medfun olduğunu bunun gibi 11 adet evliya türbeleri ve Bizans döneminden kalma manastır ve kiliselerin olduğu, bazı kiliselerin Selçuklu döneminde Camiye çevrildiği belirtilmektedir.Kızılcahamam İlçesinde Türklerin Anadolu'ya yerleşmesinden sonra Türk Oğuz boylarının yöre köylerinde yerleşip yaşadıkları, Oğuz boylarından bazılarının isimleri ile köy kurdukları görülmektedir. Halen mevcut bulunan Kızık, Kınık ve İğmir köylerinin isimleri buna örnektir. Cumhuriyetin ilanından sonra 1926 yılında Ankara Valisi Suphi Bey tarafından bugünkü yerine nakledilmiş olup, toprağının kırmızı renkli oluşu ve bölgedeki kaplıcalardan dolayı KIZILCAHAMAM adı verilerek günümüze kadar bu adla anılagelmiştir.Tanınmış seyyahımız Evliya Çelebi Seyahatnamesinde, 10 gün yaban ovasında gezdiğinden ve burada 100 mamur köy gördüğünden her hafta pazar kurulduğunda da bahsetmektedir. Şemsettin Sami Bey, Kamus'u Alem adlı eserinin Yabanabat kısmında şöyle demektedir."Yabanabat, Ankara Vilayeti Sancağının kuzeyinde bir ilçe merkezi olup, doğudan ve kuzeyden Kastamonu Vilayeti, batıdan Beypazarı, güneyden Ayaş ve güneydoğudan Çubuk kazaları ile çevrilidir. İlçe merkezi 660 nüfuslu Çorba karyesi (köyü) olup, kaza 175 köyden ibarettir. Hepsi Müslüman olmak üzere 48250 kişi mevcuttur. Arazisinin bir kısmı ekili olup, başlıca mahsulleri buğday, arpa, çavdar, yulaf, pirinç, mısır, mercimek, nohut, v.s ile çeşitli meyve ve sebzelerden ibarettir. Hayvanlardan en çok bulunanı tiftik keçisidir. Ormanları çok olup keresteye uygun ağaçları vardır. Sakarya Nehrine karışan birkaç çayı, üç gölü ve birkaç ılıcası vardır. İlçenin birkaç yerinde pazar kurulur. İlçe içersinde (genel hudutları içerisinde) 130 cami,15 mescit, 8 medrese, bir iptidaiye (ilkokul), 15 sübyan mektebi (Mahalle okulu), 72 dükkan ve 190 değirmen vardır."denilmektedir. Yukarıdaki bilgilerden, anılan dönemde Yabanabat'ın sosyal, kültürel ve ekonomik yönden hayli gelişmiş olduğu anlaşılmaktadır.



İKLİM VE BİTKİ ÖRTÜSÜ

Kızılcahamam da genel olarak karasal iklim sürmesine rağmen bölge olarak Karadeniz Bölgesi sınırları içerisinde olmasının ve yapılan barajların etkisiyle Batı Karadeniz İklim özellikleri de göstermektedir. İklimi Ankara'nın ikliminden farklı olup; yılın 99 günü açık, 180 günü bulutlu ve 86 günü de kapalıdır.Kızılcahamam ilçesinin bitki örtüsü orman olup, genel sahaya oranı %48’dir. Ormanlık sahanın toplamı 83,943,5 hektardır.Kızılcahamam'da bulunan ağaç türleri Sarıçam, Karaçam, Köknar, ve Meşedir. Ormanlık alanın %65’ini Sarıçam, %24’ünü Karaçam %6’sını Köknar ve %5’ini de Meşe oluşturmaktadır.Ankara ili sınırları ile karşılaştırıldığında en yoğun orman örtüsüne sahip olan yerleşim yeridir.Bu orman sahasında, ülkemizde mevcut sayılı milli parklar içerisinde olan Soğuksu Milli Parkının bulunması yoğun bir nüfus taşıyan Ankara için bir akciğer görevi yapabilecek kapasitededir. Haftasonları başta Ankara olmak üzere civar yörelerden halk mesire yeri olarak bu alandan yararlanmaktadır. Öte yandan, Kızılcahamam ve çevresinde modern imkanlara sahip, termal kaynakları kullanan Turizm İşletme Belgeli konaklama tesisleri mevcuttur.

Yılda 45 gün ısı +30 derecenin üzerinde olup Temmuz ayı sıcaklık ortalaması +27, Ağustos ayı sıcaklık ortalaması ise +29 derecedir. En soğuk aylar Ocak ve Şubat aylarıdır. Şubat ayında en düşük sıcaklık ortalaması –20 derece, en yüksek sıcaklık ortalaması ise +10 derece olarak görülmüştür.

Kızılcahamam'ın ortalama nem oranı %67'dir. En düşük nem, Eylül ayında %4, en yüksek nem oranı ise Aralık ayında %78'dir.

1958 yılından buyana Kızılcahamam da en fazla sıcaklık Temmuz ve Ağustos aylarında görülmüştür. Bu güne kadar ölçülen en fazla sıcaklık 1973 yılının Temmuz ayında +36.2 derece olarak ölçülmüştür.en düşük sıcaklık ise 1976 yılının Ocak ayında –21.2 derece olarak tespit edilmiştir. En yüksek kar kalınlığı da 1968 yılında 33 cm. olarak ölçülmüştür.

İlçede her yaz Milli Park içerisinde “Soğuksu Festivali” düzenlenmektedir. Ayrıca Ekim ve Kasım aylarında ilçe içerisinde hayvan kesimi ve canlı hayvan satışlarının yapıldığı Çorak Panayırı düzenlenmektedir. İlçe maden suyu bakımından zengindir. Kaplıca suları ile de tanınan ilçede Belediye tarafından çalıştırılmakta olan büyük ve küçük kaplıca tesisleri mevcuttur. Ayrıca Kızılcahamam'a 16 km uzaklıkta Çerkeş yolu üzerinde Güvem Bucağı'nın 2 km batısında Sey Hamamı Kaplıcası da bulunmaktadır. Anılan kaplıca sularının uzmanlarca romatizmal hastalıklara, eklem kireçlenmelerine, omurga kireçlenmelerine, dolaşım bozukluklarına lumbago ve siyatik gibi hastalıklara iyi geldiği belirtilmektedir. İş temposunun stresini atmak, dinlenmek, spor yapmak, avlanmak, gürültü ve kalabalıktan uzakta sessiz ve temiz bir ortamda iyi vakit geçirmek için Kızılcahamam ideal bir yer.


MÜKEMMEL KIR TURİZMİ

İlçenin en güzel yerlerinden birisi de geniş bir bölgeye yayılan Soğuksu Milli Parkı. Karagöl ve bunların yanında Yıldırım, Işık, Karakiriş, Hıldır Dağları ve bunların üzerindeki Benli, Salın, Üyücek ve diğer yaylaları ile Yıldırım Dağları üzerindeki Zindan Koyu orman alanı doğal güzellikler açısından gerçekten görülmeye değer yerler.

Bölge kır turizmi için mükemmel olanaklar sağlıyor. Kurtboğazı, Bayındır, Eyrekkaya ve Akyer Barajları ile Üçbaş, Kurumcu, Karacaören, Kırköy, Pazar, Çeştepe göletleri ilçe turizmine ayrı bir renk ve güzellik katıyor.

TREKİNG İMKANI

Soğuksu Milli Parkı'nda dağ turizmi meraklıları için kamp, tırmanma ve yürüyüş alanları ve oto-kros parkuru olarak kullanılabilecek özel alanlar mevcut. Ayrıca Kuzcapınar ve Gölderesi mevkilerine uzanan tali orman yolları treking yapmayı sevenler için bulunmaz bir fırsat.

SEKİZ BİN PİKNİKÇİ AĞIRLIYOR

Volkanik bir arazi üzerinde yer alan park, piknik yapmak isteyenler için de uygun bir yer. Park alanında 8 bin ziyaretçinin ihtiyacını karşılayacak piknik masası, ocak, çöp bidonu, çeşme, tuvalet ve yağmur sığınağı bulunuyor. Ayrıca park içinde sekiz yataklı misafirhane, gazino, büfe, müze, açıkhava tiyatrosu, çocuk parkı, restoranlar ve oteller de var.

PAINTBALL TURNUVALARI

Soğuksu Milli Parkı'nın özelliklerinden biri ‘‘boya topu savaşı'' anlamına gelen paintball karşılaşmaları ve turnuvaları için uygun bir araziye sahip olması. Birçok önemli kuruluş ve şirket yoğun iş hayatının stresini atmak için buraya paintball oynamaya geliyor. Ankara'daki üç paintball sahasından biri olan Soğuksu Milli Parkı, bu sporun gelişimine de katkıda bulunuyor. Eğer haftasonunu Kızılcahamam'da paintball oynayarak geçirmek isterseniz, (0312) 299 11 55 numaralı telefonu arayabilirsiniz.

AVCILAR İÇİN CAZİP

Her tarafın dağlık ve ormanlık olması, bölgeyi avcılar için de cazip kılıyor. İlçenin kırsal alanlarında her çeşit av hayvanına rastlamak mümkün. Özellikle tavşan, tilki, kurt ve domuza. Çeltikçi ve Pazar civarında keklik, Kirmir vadisinde su samuru ve ayı, Işık Dağı'nda ise geyik avı yapılabiliyor. Ama unutmayın şu anda av yasağı içindeyiz. 27 Şubat'ta başlayan yasak, 15 Ağustos'a kadar sürüyor.

BALIK TUTABİLİRSİNİZ

Kızılcahamam çevresinde çok baraj olduğundan, buralarda olta balıkçılığı da revaçta. Fakat balık avı için de amatör balıkçılık belgesinin alınması gerekli. Barajlarda gasma denilen tatlı su kefali, karabalık, aynalı ve İsrail sazanı bulunmakta. Balıkların yavrulama dönemi olan mayıs-haziran ayları dışında balık tutabilirsiniz.

Kaplıcalar Roma zamanından beri kullanılıyor

Kızılcahamam'ı Kızılcahamam yapan en büyük özelliği dünyaca ünlü kaplıcaları. Romalılar zamanından beri kullanılmakta olan kaplıcalar, günümüze kadar geldi.

Sıcak ve soğuk su kaynaklarının birlikte fışkırdığı Kızılcahamam suyunun 24 çeşit hastalığa iyi geldiği söyleniyor. Tıp fakülteleri tarafından hastalara tavsiye edilen kaplıcalar, özellikle kadın hastalıkları, romatizmal hastalıklar, deri hastalıkları ve ortopedik rahatsızlıklarda faydalı oluyor. Kızılcahamam maden suları da mide, karaciğer, dolaşım sistemi, bronşit ve kalp rahatsızlıklarının tedavisine yardımcı.

Kızılcahamam tarihi güzellikleri bakımından da zengin bir yer. Roma döneminden kalma kaplıca binası, Çeltikçi bölgesi Alicin deresindeki kaya mağaralar, Ağsar Kalesi, Taşlıca Köyü'ndeki Oruç Gazi ve Kırgız Ebe Türbesi ile Gelin Kayası, Mahkeme Ağacin Köyü kilise mağaraları, Verimli Köyü'nde Turasan Şah Türbesi, Güvem Beşkonak Köyü jeolojik fosiller, Kızılcaören Köyü Yunus Dede Türbesi, Çeştepe Köyü Mehmet Dede Türbesi, Başköy Kalesi Kızılcahamam'da geçmişten izler taşıyan ve görülmeye değen yerler arasında.

YÖRESEL YEMEKLER

Kızılcahamama ait birçok yöresel yemek de mevcut. Bunların arasında başta gelenler ekmek balığı, cızlama, soğanlı tirit, kaygana, külde yumurta (böde), ağşak söğsü (çılbır), balık şiş, mancar (efelek) sarması, kapama, büryan, kül çöreği ve mıhlama. Fakat bu yemeklere her lokantada rastlamanız pek mümkün değil.

NEREDE KALINIR

Patalya Thermal Resort: Soğuksu Milli Parkı'ndaki Patalya Thermal Resort Otel bünyesinde 156 oda, 312 yatak, 4 suit oda, açık-kapalı termal ısıtmalı yüzme havuzu, fitness center, sauna, bitki banyosu, masaj odaları, Türk hamamı bulunuyor. 225 kişi kapasiteli konferans salonu ve çok amaçlı toplantı salonları da var. Odalarda telefon, termal küvet, mini bar, saç kurutma makinesi, kablolu TV mevcut. Tel: (0312) 736 55 29

Hotel Ab-ı Hayat: Bünyesinde fizik tedavi üniteleri, güzellik salonu, solaryum, jimnastik salonu, Özel banyolar, termal havuzlar, jakuziler, Fin ve Türk hamamları, masaj salonları, oyun salonları, kuaför, toplantı salonu, açık büfe restoran, bar ve şark köşesi bulunuyor. Tel: (0312) 736 56 20

Çam Oteli: Üç yıldızlı otelde 40 oda, odalarda termal su küveti, telefon, müzik yayını var. Suitlerde buzdolabı ve TV de bulunuyor. Restoranı 100 kişilik. Tel: (0312) 736 53 96

Kızılcahamam Termal Tesisi: Tesis 26 odalı olup, 55 yatak kapasitesine sahip. Odalarda küvetli banyo, telefon, müzik yayını ve TV bulunuyor. Ayrıca oyun, TV ve yemek salonları, Türk hamamı, jakuzi de var. Tel: (0312) 736 00 52

Kaplıca Otel: Belediye termal oteli 36 odası, fizik ve rehabilitasyon merkezi, 100 kişilik yemek salonu, oturma salonu, bahçesi ile hizmet veriyor. Tel: (0312) 736 16 44

Havuzlu Pansiyon: 75 yatak kapasiteli. Odalarda buzdolabı ve banyo bulunuyor. Şark usulü düzenlenmiş bir dinlenme salonu var. Ortak kullanım için düşünülmüş mutfak ve yemek salonu da yer almakta.


İlçede her yaz Milli Park içerisinde “Soğuksu Festivali” düzenlenmektedir. Ayrıca Ekim ve Kasım aylarında ilçe içerisinde hayvan kesimi ve canlı hayvan satışlarının yapıldığı Çorak Panayırı düzenlenmektedir. İlçe maden suyu bakımından zengindir. Kaplıca suları ile de tanınan ilçede Belediye tarafından çalıştırılmakta olan büyük ve küçük kaplıca tesisleri mevcuttur. Ayrıca Kızılcahamam'a 16 km uzaklıkta Çerkeş yolu üzerinde Güvem Bucağı'nın 2 km batısında Sey Hamamı Kaplıcası da bulunmaktadır. Anılan kaplıca sularının uzmanlarca romatizmal hastalıklara, eklem kireçlenmelerine, omurga kireçlenmelerine, dolaşım bozukluklarına lumbago ve siyatik gibi hastalıklara iyi geldiği belirtilmektedir.


Back to content | Back to main menu